Akşam Gazatesi 12.06.2004

Marka şehir olmak

Gaziantep, yıllardır verdiği mücadele sonunda bir 'marka şehir' oldu. Geçtiğimiz ay bu güzide ilimize yaptığımız günübirlik ziyarette bunu gözlerimizle gördük. Gaziantep Sanayi Odası Genel Sekreteri Kürşat Göncü ve Basın-Halkla İlişkiler Müdürü Şeref Gözütok'tan aldığımız bilgilere göre kent, devletten olağanüstü bir yardım görmeden kendi yağıyla kavrulmuş ve marka şehir olmuştu.

Bunu nasıl başarmıştı?
Elbirliği, güçbirliği yaparak başardı. Valisi, belediye başkanı, sanayi ve ticaret odaları, sivil toplum kuruluşları güç birliği yaparak Gaziantep'i marka şehir yaptı. Burada kentte görev yapan valiler lokomotif görevi gördü. 'Sen-ben' kavgası yapmayan kuruluşlar kendilerine çizilen yol haritasında ilerleyerek bugünkü noktaya ulaştılar.

Adana bunu başaramaz mı?
Bu ayın ilk haftasında yayınlanan sayısında 'Gazete Adana' da bu konuya parmak bastı. Seyhan Belediye Başkanı Azim Öztürk'ün sözlerini üst başlığına taşıyan gazete, 'Hadi marka olalım' diye seslendi. Daha önce de Adana'daki tüm kurum ve kuruluşların güç birliği yapması konusuna eğilenler olmuş, ancak bu çağrılar yankı bulmamıştı.

Artık bu kötü gidişe dur demenin zamanı gelmiştir sanırım. Doğu Akdeniz'in bu kentine son 20 yıl içinde 3-5 kez gelmiştim. Ama geçtiğimiz yılın son aylarından bu yana ben de Adanalı oldum. Geçmiş yıllardaki halini hatırlayıp bugününü gördükçe içim sızlamıyor değil.

Türkiye'nin dev kuruluşlarının fabrikaları burada. Dünyaya kumaş ve giyim eşyası ihracında ilk sıralarda yer alan firmalar da bu bölgede bulunuyor. Sporda bir zamanlar ses getiren, ünlü sporcular yetiştiren Adana, bugün marka şehir olabilecek her şeye sahip. Büyükşehir Belediye Başkanı dördüncü kez seçilecek kadar çok seviliyor. İlçe başkanları da aynı partiden.

Helvayı yapalım artık
Yani halkın deyimiyle bu güzel kentin 'unu var, yağı var, şekeri var' ama helvayı karacak elemanı yok. Bütün oda başkanları, sivil toplum kuruluşları da bundan yakınıyor. Kendileriyle görüştüğüm kentin ileri gelenleri de 'lider' yokluğundan yakınıyor. Artık 'her şeyi ben bilirim'i bırakıp, 'her şey Adana için' diyerek yola çıkmanın ve helvayı pişirmenin vakti geldi, geçiyor.

Adana'ya gönül verenler hele bir yola çıksın, tren vagonları bir bir yola dizilsin sanırım hemen arkasından da lokomotif kendiliğinden ortaya çıkar. Bence bu işin lokomotifi de belli. Çalışmalarıyla, konuşmalarıyla şimdiden kendini gösteriyor: Adana +*bValisi Kemal Önal.

Unutmayalım ki sayın Önal, yıllardır herkesin olmasını arzu ettiği ancak bir türlü hayata geçirilemeyen 'Çukurova Fuarı'nı, Büyükşehir Belediye Başkanı Aytaç Durak ve Adana Ticaret Odası Başkanı Şaban Baş'ın aralarında olduğu tüm kurum ve kuruluşları bir araya getirerek gerçekleştirdi. Keza, Adana-Karataş duble karayolu inşaatının da hızlandırılması yine Önal'ın çabalarıyla oldu. Fırsat buldukça köyleri, yaylaları dolaşan ve halkın arasına giren Önal, sanırım kentin ileri gelenlerinin yanında olduğunu gördüğünde, kentin 'marka şehir' olması için bir yol haritasını ortaya koyacaktır. Yeter ki, hepimiz bu işe dünden hazır olduğumuzu kendisine gösterelim, O'nu buna inandıralım.

Yanlış mı düşünüyorum acaba?!..
Akşam - Ramazan Güntay – 12 Haziran 2004
Akşam Gazetesi 23.10.2004
Dünya Gazetesi
Tempo Dergisi 02.07.2004
Zaman Gazetesi 24.05.2003
Anadolu Ajansı 29.10.2003
Zaman Gazetesi 01.12.2003
Anadolu Ajansı
Dünya Gazetesi 03.05.2004
Milliyet Gazetesi 04.07.2004
Markalaşma Öyküleri
Zaman Gazetesi 03.12.2003
Akşam Gazatesi 12.06.2004
Bizim Market Dergisi 28.12.2003
Referans Gazetesi 03.12.2004
Hürriyet Gazetesi 16.03.2004
Radikal Gazetesi 06.09.2003
Dünya Gazetesi 23.10.2003
Sabah Gazetesi 20.05.2004