Milliyet Gazetesi 04.07.2004

'İşin hilesi dürüstlüktür!'

Doğan Yayın Holding'in gerçekleştirdiği 'Anadolu'daki Avrupa Toplantıları'nın dördüncüsü Gaziantep'teydi. Gaziantepli işadamı markanın kendilerine ve bölgelerine sağlayacağı müthiş potansiyelin farkında. 'Made ın Gaziantep' damgasının değerini artıracak bir program yürütmek için birleşmişler. Gaziantep marka olur mu? Olur, Bunun için tüm altyapıya sahip. Sanayi Odası Başkanı Nejat Koçer, kentin marka olma kararlılığını anlatırken, Gaziantep'in kalkınma formülünü 'işin sırrı dürüstlüktür' diye açıklıyor. Bu aslında, kentteki binlerce yıllık üretim geleneğine olan saygının bir ifadesi

MARKALAR - TRENDLER / FATOŞ KARAHASAN

Doğan Yayın Holding'in bünyesindeki tüm medya şirketlerinin katılımı ve Sanayi Odalarının işbirliği ile gerçekleştirilen "Anadolu'daki Avrupa Toplantıları", Denizli, Konya ve Kayseri'den sonra Gaziantep'te devam etti. Toplantının yapıldığı tüm kentlerde, işadamları, yatırımcılar ve kentin önde gelen yöneticileri, büyük bir ilgi ve misafirperverlikle, İstanbul'dan gelen ziyaretçileri ağırladılar, görüşlerini ilettiler, sorular sordular. Her ziyaret edilen kent, katılımcıları etkiledi ve heyecanlandırdı.
Gaziantep, bu kentler arasında önemli bir özelliğiyle ortaya çıktı; kentin sistemli bir markalaşma projesi mevcut. İşadamları marka değerinin kendilerine ve bölgelerine sağlayacağı müthiş potansiyelin gayet iyi farkındalar. Yalnızca kaliteli ürün yaratmakla günümüzün küresel köy halindeki dünyasında rekabet edemeyeceklerini biliyorlar. Bu yüzden, "Made in Gaziantep" damgasının değerini artıracak bir program yürütmek için birleşmiş durumdalar. Gaziantep, 'Marka Şehir' çalışmaları çerçevesinde büyük bir atılım yapmaya kararlı görünüyor.
Gaziantep marka olur mu? Bu sorunun cevabını anlamak için kentte kısa bir süre bulunmak bile yeterli. Gaziantep mükemmel bir marka olmak için tüm altyapıya sahip. Her şeyden önce, kentin valisi, belediye başkanı, sanayi ve ticaret odası başkanları, işadamları; üretime, istihdam yaratmaya, kentin alt yapısını geliştirmeye verdikleri önem kadar, markalaşmaya da önem veriyorlar.

Mücadeleci, sıcakkanlı...
Markaları ürünlerden ayıran temel özellik, markaların bir kişiliği ve bir katma değeri olması. Gaziantep denildiğinde akla önce baklava, katmer, kebap, antepfıstığı, futbol takımı ve sıcaklığı, sonra Kurtuluş Savaşı'ndaki şanlı direnişi geliyor. Eğer kent canlansa ve bir insan olsaydı, karşımızda mücadeleci, sıcakkanlı, geleneklerine bağlı, iyi yemek yemeyi seven, ailesini ve akrabalarını baş tacı eden ve işine önem veren birisi olurdu herhalde.
Markaların bir öyküsü olur, Gaziantep'teyse öyküden ve tarihten bol bir şey yok. Dünyanın en eski kentlerinden biri olan Gaziantep'in tarihi tam 5600 yıl öncesine dayanıyor. Kentin genetik yapısında bir üretim ve ticaret merkezi olma özelliği var. Taş devrinden beri Gaziantep bir çekim merkezi olmayı başarmış ve tüm bölgedeki tüm önemli uygarlıklar onu ele geçirmeye çalışmış. Hitit, Asur, Pers, Roma, Bizans, Arap, Selçuk, Moğol, Memluk, Osmanlı, İngiliz ve Fransız orduları onu fethetmek için büyük mücadeleler vermiş. Her fetih sonrası, dönemin komutanları kendi damgalarını vurmak için kenti eserlerle donatmış.

Atatürk'ün nüfus kaydı Antep'te

Kurtuluş Savaşı sırasında Gaziantep, benzersiz bir yiğitlik ve fedakârlıkla özgürlük mücadelesi vererek, tarihi bir zafer kazanarak Gazi Paşa'nın da hayranlığını kazanmış. Nüfus kaydını Antep'te yaptıran Mustafa Kemal, kente "Türküm diyen her şehir, her kasaba ve en küçük Türk köyü, Gazianteplileri kahramanlık misali olarak alabilirler" diyerek Gazi ünvanını armağan etmiş. Başarılı bir marka olabilmek için duyulara ve duygulara seslenebilmek gerekir. Gaziantep'te beş duyu sürekli bir biçimde canlı kalıyor. Gözler yeşil parklar, meyve bahçeleri, düzgün caddeler, müthiş güzellikteki havuzlu, eyvanlı, dar sokaklarda taş evler ve yeni iddialı binalar görüyor. Baharatlar Gaziantep'in kişiliğinin yapı taşları olarak kokuları, acısı, ekşisi ve tatlısıyla yaşama keyif ve renk katıyorlar. Alışveriş merkezlerinin renkleri ve ışıltıları, halılar, avizeler, el sanatlarının en güzel örnekleriyle Gaziantep üretmeyi, tüketmeyi ve yaşamayı seven bir kent.

Halı, makarna ve iplik...

Güçlü bir marka olmanın yolu en kaliteli ürünü sunmaktan geçiyor. Gaziantep'te dört tane organize sanayi var, beşincisiyse projelendirilmiş durumda. Gaziantep'te kurulu büyük sanayi işyerleri sayısı Türkiye genelinin yüzde 4'ünü, küçük sanayi işyerleri sayısı ise yüzde 5'ini oluşturmakta. Son nüfus sayımı verilerine göre, Gaziantep'in çalışan nüfusu 375 bin dolayında. Söz konusu nüfusun yüzde 30'u tarım ve hayvancılık, yüzde 21'i imalat sanayi, yüzde 11'i ticaret, yüzde 6'sı inşaat ve madencilik, yüzde 3'ü turizm ve ulaştırma ve yüzde 19'u hizmetler sektöründe istihdam edilmekte. Gaziantep, ülkemizin toplam üretiminde; makine halısının yüzde 70'ini, akrilik ve sentetik iplik üretiminin yüzde 60'ını, makarna üretiminin yüzde 60'ını, polipropilen çuval üretiminin yüzde 50'sini, un imalatının yüzde 25'ini, pamuk ipliği üretiminin yüzde 20'sini, PVC inşaat malzemesi üretiminin yüzde 20'sini gerçekleştirmeyi başarıyor.

1.5 milyar dolarlık ihracat

Fabrika sahiplerinin, kentteki büyük iş merkezlerinde ofisleri bulunuyor. Böylece hem üretim hem de pazarlama işlemlerini koordinasyon içerisinde yürütmeyi başarıyorlar. Dünyaya açılmış bir durumda ürettiklerine dış pazarlarda başarılı bir biçimde müşteri buluyorlar. 120 ülkeye 1.5 milyar dolarlık ihracat yapan kent, her koşulda üretmeye devam ediyor. İsko Dokuma, Sanko Tekstil, Gülsan Sentetik Dokuma, Akteks Akrilik İplik, Naksan Plastik, Merinos Halı, Süper Film Ambalaj, Şölen Çikolata ve Beşler Un başta olmak üzere, yatırımlarını sürdüren büyük kuruluşlar sağladıkları istihdam ve ticaret hacmiyle Gaziantep'i ülkemizin gurur kaynağı haline getiriyorlar.

'Made in Gaziantep'

Gaziantep Sanayi Odası Başkanı Nejat Koçer, kentin marka olma kararlılığını anlatırken, Gaziantep'in kalkınma sırrını "işin sırrı dürüstlüktür" diye açıkladı. Bu aslında, kentteki binlerce yıllık üretim geleneğine olan saygının bir ifadesi. Gaziantep, markalaşmak için en önemli olgunun güven duygusu olduğunu gayet iyi biliyor, bu yüzden üretimde, hizmette, ticarette ve pazarlamada dürüstlük ve iş ahlakıyla çalışmanın "made in Gaziantep" damgasına yapacağı katkıyı artırmak için bir bütünlük içerisinde çalışıyor. 'Gaziantep Marka Şehir' projesi çerçevesinde, yatırımcıların önümüzdeki beş yılda 100 yeni ulusal marka yaratma hedefleri var. Gaziantep'in marka yolculuğunda attığı her adım, Türkiye'nin kalkınma, gelişme ve rekabet edebilme gücünü artıracağı ve ekonomimize sağlayacağı katkıları için son derece önemli. Kentin yıldızının daha parlaması, bölgemizdeki değişen dünya düzeni içerisinde ticaret merkezi haline gelmesi, Doğu ve Güneydoğu Anadolu'nun pek çok sorununa da çözüm oluşturacaktır. Gaziantep'i izlemeye devam edelim.
Akşam Gazetesi 23.10.2004
Dünya Gazetesi
Tempo Dergisi 02.07.2004
Zaman Gazetesi 24.05.2003
Anadolu Ajansı 29.10.2003
Zaman Gazetesi 01.12.2003
Anadolu Ajansı
Dünya Gazetesi 03.05.2004
Milliyet Gazetesi 04.07.2004
Markalaşma Öyküleri
Zaman Gazetesi 03.12.2003
Akşam Gazatesi 12.06.2004
Bizim Market Dergisi 28.12.2003
Referans Gazetesi 03.12.2004
Hürriyet Gazetesi 16.03.2004
Radikal Gazetesi 06.09.2003
Dünya Gazetesi 23.10.2003
Sabah Gazetesi 20.05.2004