Makale: Marka Şehir böyle olunur

(Abdullah ELÇİ www.urfahaber.net) 25 Aralık 2005 günü Milliyet Gazetesi, G.Anteb’in Düşman işgalinden kurtuluşunu yıl dönümü münasebetiyle Busıness Ekinin tamamını komşumuz G.Antep’e ayırmış. Başlığını da kocaman puntolarla sürmanşet şöyle atmış : “Marka şehrin, marka rekoru” bu tanıtım bile başlı başına sizin marka olduğunuzun delili. Marka olduğunuzu tescillendiren, size önem veren, sizi önemseyen bir gelişme. Çünkü bu şehirde 2005 yılın da iki bin’e yakın ürün, başlı başına “patent tescilli” bu aynı zamanda, bir Türkiye rekoru. Komşumuz Gaziantep’in sanayicileri 2005 yılı içersinde de boş durmamış, tam 832 adet daha marka almak için patent alma başvurusu yapmış Gelin ünlü-ünsüz birkaç tane markayı hatırlayalım. Merinos, Oba makarna, Kristal zeytinyağı, Nizip sabunu, Güllüoğlu Baklavaları, Plasmat boya, Özpolat makine, Nizip çelik sanayi, Para kasaları, Amarika sıdıng üretimi yapan Erpen, Hemaks tekstil, Mutlu halı, Gülsan sentetik, Mitaş makine, Acarsan gıda, Patken, Naturel plast, Sentefil tekstil, Gülsan… Daha adını ve markasını sayamadığımız binlerce ürün, bu şehri “marka “haline getiriyor… Peki; Gaziantep’i marka şehir yapan ne? Onu da Sanko Yönetim Kurulu Başkanı Abdulkadir Konukoğlu cevaplandırıyor. “ Gazianteplinin hırsı!” Evet. Marka olmak için, insan hırsının etkisine vurgu yapıyor. Bu gün Türkiye’nin en büyük 5–6 Holdinginden biri olan Sanko Holdingin yönetim kurulu Başkanı böyle diyor. Peki; biz Urfalılar bunu diyebiliyor muyuz? Şehrimize birilerini telkinleri ve tavsiyeleri ile marka yakıştırması yaparken, o hırsı, o azmi, o çalışkanlığı göz önünde bulunduruyor muyuz? Yoksa bir elimizde davul, diğerinde tokmak, o sıra gecesi senin bu sıra gecesi benim deyip 20–30 varan sıra gecesi ekibi (onlar bile biri birine çekemeyerek ancak her biri bir baş çekmekte) kurup birilerini mi eğlendiriyoruz! Konukoğlu sözlerine şöyle devam ediyor “ Gaziantep’te zamanında dört kavim yaşıyormuş. Müslümanlar, Hıristiyanlar, Ermeniler, Yahudiler, halkımız bu dört kavimden ayrı ayrı, Kültür, Beceri, Bilgi almış. El sanatıyla uğraşan dedelerimiz, sanatını babalarımıza, babalarımızda fabrikalara dönüştürmüş. Biz de babalarımızdan aldığımız fabrikaları Holdinglere dönüştürüyoruz” Evet. Zihniyet bu. İleriyi görüp yatırım yapmak bu! Türkiye ihracatının beşte birini gerçekleştiren, binlerce marka üreten kafalar ve beyinler bu! Sayın hemşerilerim! Peki; G.Antep bu başarısını, hırsını, marka oluşunu çok dinli, çok dilli çok kültürlü bir toplumun dinamiklerine bağlarken bir zamanlar Gaziantep’te yaşayan bu dört kavme bağlarken, peki; benim Urfa’m da o zamanlar bünyesinde 7–8 etnik yapı barındırıyor idi ise (Türkler, Kürtler, Araplar, Ermeniler, Yahudiler, Süryaniler, yezidiler, Dürzîler) onların sanatından, kültüründen benim Urfalım hiç nasiplenmemişimi? Koskocaman bir ülkeyi besleyecek büyüklükte, yüz binlerce dönüm birinci sınıf arazinin üzerine çöreklenip, kazancıyla, yıllar yılı, komşu illerin, pavyonlarında, barlarında, gece kulüplerinde “ vur patlasın çal oynasın” ve “günü gele gene harman ola” deyip gözünü öteki yılın mahsulüne dikenler. Ya da yatırımlarını Batı illerinin gelişmiş bölgelerine yapan, dedelerimiz babalarımız ve hala bu geleneği devam ettiren bizler bu kafayla mı memleketi kalkındıracak, geliştirecek “marka” şehir yapacağız. Bizimde hırsımız olmayacak mı? Bizim de komşu gibi fabrikalarımız, holdinglerimiz olmayacak mı? Olacak! Olacak! Amma… Birbirimizi “hased”lemekten, birbirimize çelme takmaktan, dedikodudan, ucuz kahramanlıktan, çekememezlikten, komşumuz iyi kazanıyor diye, iki günde hazır tezgâhı bozup aynı işe soyunmaktan, çıngarından çıkmış sıra gecelerinden vazgeçersek belki bizde bir gün “marka şehrin, markalarına sahip” olacağız. Fabrikaların, holdinglerin sahip olacağız… Bakın; dünyanın en hızlı gelişen markalarından olan “Amazon.com” un kurucusu markayı nasıl tanımlıyor: “İnsanlar, siz orada yok iken, sizin hakkınızda söyledikleri, şeyler…” dir! Diyor; Peki; biz Urfalılar, Urfa’da oturup; her gün, G.Antep böyle, yolları böyle, caddeleri böyle, holdingleri böyle, çalışma prensipleri böyle böyle diyor muyuz? Demiyor muyuz? O zaman mesele yok! Yukarıdaki tanıma tıpa tıp uyuyoruz… Demek ki! Marka şehir böyle olunuyormuş. Birilerinin onurlandırmasıyla, birilerinin bu sihirli sözcüğü kulağınıza fısıldamasıyla, birilerinin bunu çokça zikretmesiyle olmuyor. Çalışmayla, geleceği görmeyle, berrak beyinlerle, bir şeylerin üzerine her gün bir şeyler koymayla, geniş ufukla ve az şeylerle yetinmeyip her gün biraz daha iyisini ve fazlasını memleket için istemeyle, “marka şehir” olunuyormuş. Öyle davul-zurnayla her gün sıra gecesi yapıp düğün-bayramla “ehlikeyif” olmakla, broşürlerin, kitapların, VCD’lerin üzerine ”marka şehir” yazmakla meğer marka şehir olunmuyormuş!
 
GAZIANTEP SANAYICISININ GURUR GÜNÜ
ARGETİ Uluslararası Yatırım Fikirleri Proje Pazarı Etkinliği (28 Aralık 2015)
GSO’NUN ‘’ANTEP KUTNU KUMAŞI’’NIN COĞRAFİ İŞARET TESCİL TALEBİ RESMİ GAZETEDE YAYINLANDI
YENİ ÜRÜN GELİŞTİRME EĞİTİMİ (17-18 Kasım 2015)
TÜBİTAK, KOBİ'LERE YÖNELİK MENTORLUK DESTEĞİ BAŞLATIYOR
GAZİANTEP'İN YILDIZLARI ÖDÜLLERİNİ ALDI GAZİANTEP'İN YILDIZLARI ÖDÜLLERİNİ ALDI
GAZİANTEP MARKA BAŞVURUSU'NDA 6. SIRADA
GSO BAŞARI ÖDÜLLERİ SAHİPLERİNİ BULDU
GAZİANTEP MARKA VE PATENT BİLGİ GÜNLERİ YAPILDI
GSO'DAN YENİ PROJE: "AKILLI SANAYİ"
GSO'DAN YERLİ MALI KAMPANYASI: "ÖNCE GAZİANTEP'TE, SONRA TÜRKİYE'DE ÜRETİLENİ ALIN"
GAZİANTEP 2008'DE MARKA BAŞVURUSUNDA 6. İL OLDU. NEJAT KOÇER: “MARKALARIMIZ BİZİM ZENGİNLİĞİMİZDİR”
Çin'e karşı Marka oluşturun
Gaziantep markalaşmada öncü ve örnek oldu.
Marka Şehir’e Uluslararası Ödül
GSO'nun Uluslararası Başarısı
Marka şehir logosu tescillendi
GSO marka patent ofisi açıldı
Makale: Marka Şehir böyle olunur
Neden Marka Şehir ?